Kılıçdaroğlu: Terörün bitmesi ve üniter devlet yapısı bizim kırmızı çizgimizdir
Ankara, 3 Ağustos (Hibya) - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Merkez'de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ankara, 3 Ağustos (Hibya) - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Merkez'de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Merkez'de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin uzun yıllardır gündeminde yer alan Kürt sorunu, terörün sona erdirilmesi ve çözüm sürecine ilişkin partisinin yaklaşımını anlatarak, çözümün adresinin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) olduğunu vurguladı.
CHP'nin geçmişten bu yana sorunun çözümü konusunda önemli adımlar attığını söyleyen Kılıçdaroğlu, "İlk kez biz cesaretle bu sorunun çözülmesi için önemli bir adım atmıştık. Daha sonraki yıllarda da CHP çok sayıda benzer Kürt raporları hazırladı. Bu raporların tümü partimizin arşivindedir." dedi.
2013 yılındaki ilk çözüm sürecine de bu nedenle destek verdiklerini belirten Kılıçdaroğlu, "Buyurun sorunu çözün dedik. Ama öyle gizli kapaklı yapmayın. Meclise getirin, orada çözelim diye Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni adres gösterdik." ifadelerini kullandı.
2020 yılında gerçekleştirilen CHP Kurultayı'nda da aynı yaklaşımı benimsediklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, "Başta Kürt sorunu olmak üzere tüm toplumsal sorunlarımız demokrasi temelinde ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin öncülüğünde çözülecek, Türkiye'nin tam bağımsızlığı, demokrasisi ve üniter yapısı güçlendirilecektir diye taahhüt etmiştik." dedi.
Aradan geçen 13 yılın ardından çözüm adresi olarak TBMM'nin gösterildiğini belirten CHP Genel Başkanı, "Nihayet 13 yıl sonra, yani 2026'da bizim önerimize gelindi. Sorunun çözüm adresi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi gösterildi. Ve Meclis bu görevi üstlendi." değerlendirmesinde bulundu.
Kılıçdaroğlu, kalıcı çözüm için dört temel unsurun aynı anda hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek şu başlıklara dikkat çekti:
Terör örgütünün doğrulanabilir biçimde silahsızlanması ve örgütsel tasfiyesi,
Türkiye'nin bütün yurttaşlarını kapsayan demokratik ve hukuki reformların yapılması,
Irak ve Suriye'deki bağlantılı silahlı yapıların geleceğini kapsayan bölgesel güvenlik düzenlemesinin hayata geçirilmesi,
Dış güçlerin vekil yapılanmalar üzerinden müdahalesini sınırlayacak bir egemenlik stratejisinin oluşturulması.
Bu dört başlığın birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin hem iç barışını kurarken hem de dış jeopolitik gelişmelere karşı dikkatli olmak zorunda olduğunu söyledi.
Konuşmasında sürecin yalnızca güvenlik ya da silah bırakma meselesi olmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Bugün konuştuğumuz mesele yalnızca bir güvenlik başlığı, yalnızca bir yasa hazırlığı, yalnızca bir örgütün silah bırakması veya kendisini feshetmesi değildir. Terörün bitmesi Türkiye için tarihsel bir fırsattır." dedi.
Kalıcı başarının; cumhuriyetin kurucu ilkeleri, TBMM'nin demokratik meşruiyeti, hukuk devleti, eşit yurttaşlık, üniter yapı, üretken kalkınma ve bağımsız dış politika anlayışıyla mümkün olacağını belirten Kılıçdaroğlu, "Bugün konuştuğumuz mesele, cumhuriyetin ikinci yüzyılında Türkiye'nin nasıl bir ülke olacağı meselesidir." ifadelerini kullandı.
CHP'nin süreci "cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırma süreci" olarak tanımladığını belirten Kılıçdaroğlu, bu yaklaşımı şu sözlerle açıkladı:
"Biz bu sürece cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandırma süreci diyoruz."
Kılıçdaroğlu, bunun güvenlik ile özgürlüğü karşı karşıya getirmeden aynı anayasal düzen içerisinde buluşturmak anlamına geldiğini belirterek, silahın tamamen siyasetin dışına çıkması, siyasetin ise Meclis, hukuk ve milletin denetimine girmesi gerektiğini söyledi.
Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasının önemine işaret eden Kılıçdaroğlu, sürecin başarısının yalnızca siyasi iradeye değil, hukuki güvenceye, şeffaflığa, toplumsal katılıma ve güven ortamının yeniden inşasına bağlı olduğunu ifade etti.
CHP'nin eşit yurttaşlık anlayışını savunduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, "Benim ne hakkım varsa Kürt vatandaşlarımızın, kardeşlerimizin de o kadar hakkı vardır." dedi.
Konunun yalnızca demokrasi ve hukuk meselesi olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin güvenliği ve dış politikası açısından da kritik öneme sahip olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin bu sorunu çözmeden güçlü bir bölgesel aktör haline gelmesinin zor olduğunu söyledi.
Kürt vatandaşlarla ve bölgedeki Kürt toplumlarıyla kurulacak güçlü ilişkilerin Türkiye'nin gelecek vizyonunu şekillendireceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Terörün bitmesi ve üniter devlet yapısı bizim kırmızı çizgimizdir." dedi.
Kılıçdaroğlu, sürecin bundan sonraki aşamalarına ilişkin çağrısını şu başlıklarla sıraladı:
Sürecin tüm aşamaları TBMM merkezli yürütülmeli.
Çerçeve yasa açık hukuk ilkelerine dayanmalı.
Silahsızlanma gerçek, denetlenebilir ve geri dönüşsüz olmalı.
Demokratik siyasetin alanı genişletilmeli.
Üniter yapı ve ülke egemenliği korunmalı.
Konuşmasının sonunda CHP'nin ülkenin kurucu partisi olarak sorumluluğunun bilincinde olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Hiçbir siyasi menfaat düşünmeden elimizi gerektiğinde taşın altına koymasını biliyoruz. Ülkemizin huzuru, bölgemizin huzuru, açıkladığım çerçeve içinde çözüm Türkiye'yi rahatlatacaktır. Türkiye rahat bir sürecin içine girecektir. Yeter ki bir kişi daha ölmesin, yeter ki Türkiye bu meseleden kurtulsun." ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.
Hibya Haber Ajansı© Copyright 2026 manisahaberler.com.tr Tüm Hakları Saklıdır. Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.